Doktorlar

/

Nevzat Aksoy

/

Dışkıda kan (Sorularınızın yanıtları)

 
        favori ekle

Dışkıda kan (Sorularınızın yanıtları)

Uzm. Dr. Nevzat Aksoy, Gastroenterohepatoloji ve iç hastalıkları ile ilgili sorularınızı cevaplamaya devam ediyor.

Karaciğer yağlanması

Karaciğerimde yağlanma olduğu söylendi. Ayrıca hipertansiyon, tasikardi (kalp kaslarında kalınlaşma), hipertrioid, spastik kolon ve diabet (başlangıç) gibi hastalıklarım da var. Karaciğerdeki yağlanma ilerde siroza dönüşebilir mi?


Karaciğer yağlanması özellikle şeker hastalığı ve trigliserid düzeyi yüksek olan kadınlarda daha sıktır. Karaciğer sirozu olan ve yapılan araştırmalarda siroz açısından bir neden saptanmayan hastaların bir bölümünde altta yatan nedenin karaciğer yağlanması olduğu ileri sürülmektedir. Yağlanma için henüz klasik kitaplara geçmiş belli bir tedavi bulunmamaktadır; ancak bu konuda bazı ilaçlarla iyi sonuçlar elde edildiğine dair literatürler yayınlanmaktadır. Yağlanmada karaciğer enzimlerinde (AST ve ALT) yükselme bulunabilir ki bu durum karaciğer hücrelerinin hızlı yıkıldığını gösterir. Günümüzde karaciğer enzimlerini normale getirmede en etkili yolun (kilolu hastalarda) kilonun %10 azaltılması olduğu bildirilmektedir. Yağlı yiyeceklerden uzak durarak, şeker hastalığının ve (varsa) yüksek yağ düzeylerinin tedavisi de önemlidir. Bunun dışında yağlanmaya zemin hazırlayan diğer bazı durumlarında gözden geçirilmesi gereklidir.

Benim bir senedir karın ağrısı şikayetim var. Kolonoskopi ve endoskopi çekildi; kolon temiz çıktı. Endoskopide ülser tespit edildi. Biyopsi sonucu: Makroskopi: Antrum: en büyüğü 0,4 cm, en küçüğü 0,1 cm olan 3 adet doku parçasıdır. Tümü 3 plk takibe alındı. Tanı: Kronik aktif gastrit, H.Pylori pozitif; antral mukoza; endoskopik biyopsiler. Not: Sydney Gastrit Skoru H.pylori yoğunluğu: 2(+) Aktivite: 2 (+) İnflamasyon : 1(+) Antrofi: negatif İntestinal Metaplazi: negatif Diğer: lenfoid hiperplazi şu anda antibiyotik tedavisi oluyorum. Karın ağrısı ve şişliği mideden mi kaynaklanıyor?

Yapılan araştırmalarda ülserli olguların yarısında bir yakınma olmadığı saptanmıştır. Bunun dışında ülserlilerde midede sancı, yanma, şişkinlik ve hazımsızlık gibi yakınmalar olabilir. Endoskopide ülser saptandığına göre H. pylori'ye yönelik olarak verilen tedavi ile daha ilerde ülserin tekrarlama riski azalacaktır. (Bu konudaki ayrıntılı bilgiyi ilgili başlıklar bölümünde yazmış olduğum "Helicobacter pylori" başlıklı yazımda bulabilirsiniz). Karında sancı ve şişkinlik ise mideden kaynaklanmaz. Onun teşhisi ve tedavisi ayrı olarak düşünülmelidir. Bir Gastroenteroloji Uzmanına başvurmanız yararlı olacaktır.

28 yaşındaki oğlumda 3 senedir Crohn hastalığı var. Sanırım bu hastalıkla yaşaması gerekiyor, ilaçlarını da omur boyu kullanacak! Acaba ilerde kansere dönüşür mü? Beni bu konuda aydınlatırsanız sevinirim.

İnflamatuar bağırsak hastalığı adı altında 2 hastalık bulunur. Ülseratif kolit ve Crohn. Crohn hastalığında ince ve kalınbağırsak kanseri riskinin artmış olduğu bildirilmektedir. İncebağırsağı tutan Crohn hastalığında ortama 18 yıl sonra kanser gelişebilirse de yine de görülme sıklığı azdır. Kalınbağırsak kanseri açısından da durum pek farklı değildir. Hatta ülseratif kolitli hastalarda kanser açısından takip programları önerilirse de Crohn'da (riskin daha az olması nedeniyle) benimsenmiş bir takip programı yoktur. Bu durum bize ülseratif kolitin kanser açısından daha riskli olduğunu, Crohn'da ise riskin daha az olduğunu gösterir.

Benim midemde 3 gündür devam eden bir ağrı ve sürekli karın açlığında olduğu gibi gurultular var. Ağrı çok aşırı olmamasına rağmen, beni uyutmayacak derecede rahatsız edici. Daha önce hiç böyle şikayetim olmamıştı ama sanki yemiş ve midem de şişlik oluşmuş gibi rahatsızlık var. Nedeni ne olabilir? Ne yapmalıyım?

Tarif ettiğiniz yakınmalar nedeni ile endoskopi yapılacak olursa büyük olasılıkla ülser veya ülser başlangıcı saptanacaktır. Daha az olasılıkla gastrit gibi bir durum da söz konusu olabilir. Bu gibi durumlarda tanının konmasından sonra genellikle midenin asidini azaltıcı ilaçlar önerilir. Ancak öncelikle bir hekim tarafından görülmeli, muayene ve tetkik edilmeli ve konulacak tanıdan sonra verilecek ilaçlara başlamanız önerilir.

Doktorun koyduğu teşhis kaskad. Ara sıra midem taş gibi oluyor. Nefes alamayacak duruma geliyorum. Bu arada tuvalete gittiğimde ne büyük abdestimi yapabiliyorum, ne de gaz çıkartabiliyorum. Sabahları kalktığımda ağzımın içinde zehir içmişim gibi tuhaf bir tat oluşuyor. Karnımda gereğinden fazla gaz oluşuyor. Bu arada spastik kolon diye de bir barsak rahatsızlığım var. Bana yardımcı olun. Ne yapmam lazım?

Midenin kendi içinde üzerine katlanmasına kaskad mide denilir. Klinik olarak fazla önemi olmayan bir durumdur. Eski deyimle spastik kolona uyan rahatsızlıklarınız var ve anlaşıldığı kadarıyla bunlar sizi çok rahatsız ediyor. Ancak şurası bilinmelidir ki spastik kolon, yaşam kalitenizi bozar ama yaşam sürenizi kısaltmaz. Bu nedenle öncelikle çok panik olmadan bu durumla birlikte yaşamaya alışmalısınız. Bu arada bir Gastroenterohapatoloji Uzmanına görülerek yakınmalarınızın kontrol altına alınmasını sağlamalısınız. (Lütfen ilgili başlıklar bölümünde yazmış olduğum "Doktor bey, bende kolit var" başlıklı yazımı okuyunuz).

Ülseratif Kolit hastası olduğum söylendi. Bu durumda ne yapmalıyım? Özellikle öğrenmek istediğim nasıl beslenmeliyim?

Ülseratif kolit hastası iseniz (ilgisiz branş hekimlerince yapılan tedavilerin çoğunun eksik - yetersiz olması nedeniyle) doğru tedavi ve uygun takip açısından mutlaka bir Gastroenteroloji Uzmanına başvurmalısınız. Bu hastalığın nedenleri arasında süt ve diğer besinlerle ilgili bir aşırı duyarlılığın olduğu ileri sürülmüşse de bu konuda kanıtlar oldukça azdır. Bu nedenle bazı yazarlar ülseratif kolitli hastaların diyetinden süt proteinlerinin kaldırılmasını önerirlerse de bu konuda da kesin bir görüş birliği bulunmamaktadır. Günümüzde ülseratif kolitin ağır aktivasyon dönemleri haricinde bir diyet önermiyoruz.

Her sabah kusmak geliyor. Her sabah aç karnına istifra ediyorum. Bunun neden olduğunu bilmek istiyorum. Bir sorun var mıdır?

Yakınmalarınız yalnızca sabahları kalkınca oluyor ve günün geri kalanında bir şikayet olmuyorsa bu durum sıkıntı ve strese bağlı olabilir. Ancak yine de mide ile ilgili bütün hastalıkların araştırılması gereklidir. Bu nedenle bir Dahiliye veya Gastroenteroloji Uzmanına başvurmalı ve endoskopi başta olmak üzere gerekli tüm tetkikleri yaptırmalısınız.

Benim midemde bir sorun var. Bunun için 2 ay önce doktora gittim. Endoskopi ve bazı kan testleri yapıldı. Gastroskopide hiyatal yetmezlik, antral gastrit teşhisi kondu. Kan testleri temizdi. Bana nexium, gaviscon, motilium ve antibiyotik verildi. (helicobacter+) Fakat bunlar benim şikayetimi gidermedi. Midemde bir ağrı veya yanma olmuyor fakat sabahları kalktığım zaman iştahsız oluyorum. Çok az bir şey yemem bile benim midemin bulanmasına yol açıyor. Doğru düzgün yemek yiyemiyorum. Hemen tıkanıyorum. Geğirme geliyor. Kilo almak istiyorum fakat alamıyorum.

Antral gastrit ve hiatus hernisinde H. pylori mikrobunu antibiyotik vererek yok etmek gibi bir endikasyon bulunmuyor. Size uygulanan mikrop tedavisinin bilimsel kanıtı yok. Bu konu ile bağlantılı olarak "İlgili başlıklar" bölümünde yazdığım "Helicobacter pylori" başlıklı yazımı okursanız ayrıntılı bilgi edinebilir ve hangi durumlarda bu mikrobun temizlenmesi gerektiğini öğrenebilirsiniz. Yakınmalarınızı gastrit veya hiatus hernisine bağlamak pek mümkün değil. Bu nedenle de verilen ilaçlarla yakınmalarınızın geçmemesi çok doğal. Hastalığınızın doğru teşhis edilmesi ve uygunsuz tedaviler almamak için bir Gastroenteroloji Uzmanına başvurmalısınız.

50 yaşında bayanım. Karnımın sağ tarafında devamlı ağrı ve hazımsızlık, zor tuvalete çıkma sorunum var. 6 ay önce ıkınma sonucu çok az nokta kadar kan geldi. Doktora gittim. Fistül ama kolonoskopi yapalım dedi. Korkudan yaptıramadım. Flotan meteospasmyl kullanıyorum. Beni rahatlattı, ara ara tekrarlıyor. Ne yapmamı önerirsiniz?

Fistül, dokuların içinden dışarıya, deriye bir yol oluşması ve buradan akıntıların olmasıdır. Siz ıkınma ile kan geldiğini söylüyorsunuz ki bu durumun fistül gibi bir hastalığı çağrıştırması mümkün değil. Burada ilk önce akla basur (hemoroid) gelir. Altı ay önce bir kez gelen kan için kolonoskopi yapmak gerekli değildir. Hekiminizin kolonoskopi yapmaktaki isteği başka nedenlere bağlı olabilir. Kabızlık ve gaz yakınması için gerekli tetkiklerle birlikte kolon grafisi çekilebilir. Sonuçların ışığında kolonsokopi yapılabilir. Gereksiz tedavi ya da girişimlerden sakınabilmek için tetkiklerinizin ve tedavinizin bir Gastroenterohepatolog tarafından yapılmasına özen gösteriniz.

Yaklaşık 2 aydır eşimde mide ağrısı var. Doktorların verdiği ilaçları kullanmasına rağmen geçmedi. Ancak markette satılan sindirimi kolaylaştırıcı yoğurt yediği zaman ağrıları geçiyor. Siz buna ne diyorsunuz?

Eşinizin yakınmalarının kaynağının mide olduğundan emin misiniz? Mide için verilen ilaçlardan yarar görmemesi de yakınmalarının karın bölgesi ile ilgili olduğunu düşündürüyor. Sonuç olarak eşinizin yakınmaları bir ilaç ya da besin maddesi ile geçiyor ise ona devamınızı öneririm.

Beyaz küre düşüklüğü ne demek? Neler yapılması gerekir?

Bedenin savunma hücreleri olan beyaz kürelerin (lökosit, akyuvarlar) düşüklüğü önemli bir durumdur. Kullanılan ilaçlara bağlı geçici bir durum olabileceği gibi kötü huylu hastalıklar gibi önemli durumlara da bağlı olabilir. Bu gibi bir durumda mutlaka bir Hematoloji veya İç Hastalıkları Uzmanına başvurulması gereklidir.

Ben şu anda 134 kilo ve 42 yaşında bir bayanım. Kilomdan dolayı sağlık sorunlarım var. Ne kadar çabaladıysam daha çok kilo alıyorum. Çünkü 2 kilo versem, 5 kilo alıyorum. Yaklaşık 15 senedir bu durumdayım. Siz mideye balon yerleştirerek olayına nasıl bakıyorsunuz? Yoksa mide kelepçesi mi daha kesin çözüm? Her ikisinin de zararları neler gerçekten çok bunalımdayım. Eşimle aramda bu sorun yüzünden sürekli tartışıyoruz. Balon mu kelepçe mi? Cevaplarsanız sevinirim. Balon çıktıktan sonra neler olabiliyor, tekrar kilo alınabilir mi?

Aşırı kiloya bağlı olarak ameliyat düşünülüyor ise öncelikle aşırı kiloya neden olabilecek bir endokrinolojik veya metabolik hastalığınızın olmaması gereklidir. Ayrıca daha önce kilo vermek amacı ile tıbbi tedavilerin denenmiş ancak başarısız olmuş olması da gereklidir. Yapılan değerlendirmeler sonunda gerçekten bu işlemlerden biri (gerekli görülür ise) uygulanabilir. Her tıbbi işlemde mutlaka bir istenmeyen durum (komplikasyon) riski bulunmaktadır. Kilolu kişilerde de bu riskin daha da fazla olacağı düşünülebilir. Kelepçe işleminde (cerrahi bir girişim olacağından) bu açıdan riskler bulunmaktadır. Balon uygulamasında risk biraz daha az ise de ise midede bulunan balonun varlığına ait lokal ancak tehlikeli olabilen komplikasyonlar vardır. Balon genellikle 6 ay kadar midede kalır ve değişik miktarda kilo azalması sağlanabilir. Ancak balon çıkarıldıktan sonra eskisi gibi yemeye devam edilecek olur ise yine kilo alınacaktır. Bu nedenle İç Hastalıkları ve Cerrahi Uzmanlarına danışarak karar vermeniz yararlı olacaktır.

Ben 45 yaşında, bir çocuk annesi bir kadınım. Bundan bir buçuk ay önce başlayan dışkımdan kan gelişi şikayetlerim sonucu yapılan tetkiklerden sonra (kolonoskopi ve biyopsi) bana ülseratif kolit tanısı kondu ve hemen tedaviye geçildi. Şimdi buraya kadar tamam ama benim hiç kimselere söyleyemediğim hatta gittiğim doktorlara da söyleyemediğim bir durumum var. Ben eşimin de aşırı isteğini kıramadığımdan bir süredir anal ilişkide bulunmamıza izin veriyordum ve bu kanamalar bende ilişkilerde bulunduğumuz günlerin hemen akabinde başladı. Önce kanama sonra iltihaplı ishalimsi dışkı ile kanamalar... İşte arkasında kolonoskopi ve kolon bitişinde l0 cm'lik kısımda iltihap ve dediğim tanı. Bu arada kanamalardan sonra tabii hiç anal ilişkiye girmedik. Şimdi doktor bey lütfen yanıtlayabilir misiniz? Benim hastalığımın bu ilişki ile bir bağlantısı olabilir mi? Hatta sadece o yüzden olmuş olabilir mi? Ben bunu doktoruma asla söyleyemem. Eğer sorun anal ilişkiden olmuş ise bu ülseratif kolit tedavisi ona da iyi gelir mi? Kullandığım ilaç Entokort enema.

Anal ilişki nedeniyle bağırsağın son kısmında tahrişe bağlı sorunlar ortaya çıkmış olabilir. Kolonoskopi yapan hekim eğer deneyimli bir Gastroenterolog değil de bu işin eğitimini almayan bir başka branş hekimi ise tanıda karışıklık olabilir. Alınan parçanın gönderildiği patoloji merkezi de ön tanı olarak Ülseratif kolit ibaresini gördüğünde bununla ilgili bir tanıya yönelmiş olabilir veya saptanan sonuçlar klinikle uyumlu ise anlamlıdır ibaresini belirtmiş olabilir. Sonuç olarak iki olasılık var:
1) Anal ilişki nedeniyle oluşan tahrişe bağlı bir durum veya
2) Ülseratif kolit.

Bunların hangisinin doğru olduğunu ortaya çıkarmak gerekli elbette.

Yapılan kolonoskopi raporunun sonucu (eğer güvenilir ise) bir fikir verebilir. Yani hekimin gördüklerini nasıl tarif ettiği çok önemlidir.
Ayrıca patologun deneyimli olması koşuluyla raporunda neler yazdığı da önemlidir. Ancak tedavi olarak yalnızca Entecort lavman kullanıyor iseniz bu da yerinde bir tedavi değil. Bu ilaç Ülseratif kolitte kullanılırsa da bağırsağın son 10 cm'sinde saptanan Ülseratif kolitte ilk kullanılacak ilaç bu değildir. Kesin ayırım yapabilmek için şu yöntem uygulanabilir:

- Ülseratif kolit olsun olmasın yapılacak anal ilişki size zarar vereceğinden artık yapmamalısınız. Bağırsağınızın (tümüne değil de) son kısmına endoskopik olarak yeniden bakılmalı ve saptanan lezyonlara göre bir karar verilmelidir. Eğer karar verilemiyorsa kullandığınız ilaçlar kesilerek takibe alınmalısınız. Takip sırasında (ilaçsız dönemde) yakınmalar yeniden başlayacak olur ise o zaman tedaviniz düzenlenir.

Birkaç aydır bağırsaklarımda şişkinlik ve aşırı gaz olması sebebiyle doktora gittim. Muayenede bir şey görülmedi, IBS dendi ve Zelmac verildi. ancak yan etkisini çok gördüm ve bıraktım. Başka bir doktora gittim. Kan testlerinde bir bulgu yok, strese bağlı rahatsızlığınız oluyor dendi ve Cipralex verdi. Şimdi bu ilacı alıp almamada kararsızım, antidepresan sonuçta. Siz ne tavsiye edersiniz?

Bağırsaklarda şişkinlik ve gaz yakınmaları nedeniyle araştırıldığınız ve sonuçta İBS (eski deyimle spastik kolon) tanısı konulduğu anlaşılıyor. İBS, tek bir ilaçla düzeltilebilecek bir durum değil (bundan kasıt çok sayıda ilaç değil). Bu durumdaki kişilerde en önemli olan iş hastanın hekimine güvenmesidir. Yakınmaları olan bu kişilere ayrıntılı bilgi verilmeden kısa yoldan "bir şeyiniz yok, size bir ilaç veriyorum bundan sonra yakınmalarınız geçecek" der iseniz sonuç %90 başarısızlık olacaktır. Size önerilen ilacı alıp almamakta tereddüt gösterdiğinize göre yakınmalarınız ve tedavisi konusunda gerekli oranda bilgilendirilmemişiniz veya tatmin edilmemişsiniz demektir ki bu gibi bir durumda ilaçtan yarar görme olasılığınız düşük olacaktır. Bir Gastroenteroloji Uzmanına başvurmanız yararlı olacaktır.

Dr. Nevzat Aksoy
İç Hastalıkları Uzmanı
Gastroenterohepatolog
Net Endoskopi
0 212 210 48 48
Alıcı adı
Alıcı E-postası
Gönderen Adı
Gönderen E-postası
4106
dahafazlası
Facebook Yorumları
YORUMLAR